Evren Kaç Yaşında?Gkbilimciler yldzlar laboratuarlarna getiremezler, scaklklar deitiinde nasl davrandklarn grmek iin yldzlar stp soutamazlar, gkadalar kesip aarak ekirdeklerine bakamazlar. Gkbilimciler yalnzca evrenin sunduklarn alp bundan en iyi ekilde yararlanabilirler. En sonunda 20. yzyln son eyreinde bilim insanlar Doppler kaymalar, radyoaktivite ve nkleer fzyon gibi son modern kavramlarla ilgili bilgilerini yldzlarn llm zelliklerine uygulayabildiler ve daha nce
Shopping security
Each payment you make on thelockerguy is secured with strict SSL encryption and PCI DSS data protection protocols
product description
Why choose thelockerguy wholesale?
Gökbilimciler yıldızları laboratuarlarına getiremezler, sıcaklıkları değiştiğinde nasıl davrandıklarını görmek için yıldızları ısıtıp soğutamazlar, gökadaları kesip açarak çekirdeklerine bakamazlar. Gökbilimciler yalnızca evrenin sunduklarını alıp bundan en iyi şekilde yararlanabilirler. En sonunda 20. yüzyılın son çeyreğinde bilim insanları Doppler kaymaları, radyoaktivite ve nükleer füzyon gibi son modern kavramlarla ilgili bilgilerini yıldızların ölçülmüş özelliklerine uygulayabildiler ve daha önce yanıtlanamayan çok çeşitli soruların yanıtları gökyüzünden yağmaya başladı. Bu kanıt seli sonunda düşünülebilecek en büyük ölçekteki hayret uyandırıcı ve zorlukla kazanılan bir entelektüel zafere yol açtı. Bu insanlığın zihnini meşgul etmiş en temel sorulardan birinin cevabıydı: Evren kaç yaşında? Artık bu sorunun cevabının 13,7 milyar yıl olduğunu biliyoruz. Bu kitap bu muhteşem bilginin öyküsünü anlatıyor. “Kozmosun yaşına dair ortaya atılan kuramlar yüzyıllar boyunca şekillendi. Weintraub’un kitabı bu sürecin bilimsel anlatımını harika bir şekilde sunuyor.” –Nature “Weintraub modern astronomiyi herkesin anlayabileceği bir düzeye çekmiş.” –Alastair Gunn, BBC Sky at Night Magazine “Bu harika dedektiflik öyküsü astronomideki en zorlu gizemi açıklığa kavuşturuyor.” –Choice “Belki yanıtı biliyorsunuz, ama bu yanıta nasıl ulaşıldığını konunun uzmanı David Weintraub olağanüstü bir açıklıkla anlatmış.” –Michael Brooks, New Scientist